wrong - Türkisch

Aussprache
f. haksızlık etmek, günahına girmek, eziyet etmek
i. haksızlık, hata, suç, yanlış yol
s. haksız, yanlış, hatalı, uygunsuz, ters, bozuk

Beispielsätze

You’re wrong.
Yanılıyorsun.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
May the sun shine, all day long everything go right and nothing wrong. May those you love bring love back to you may all the wishes you wish come true.
Günün aydın, işlerin yolunda olsun. Sevdiklerin sana sevgi versin ve dilediğin her şey gerçekleşsin.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Apologizing doesn’t mean that you are wrong and the other is right. It only means that you value the relationship much more than your ego
Sizin haksız karşınızdakinin haklı olduğu anlamına gelmez özür dilemek, sadece ilişkinize egonuzdan daha çok değer verdiğinizi gösterir.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Everything about love is true or wrong. That is the only thing nothing told about it is nonsense .
Aşkla ilgili herşey doğru, herşey yanlıştır. Hakkında söylenecek hiçbir şeyin saçma olmadığı tek şey aşktır.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Something is wrong with my watch.
Saatimde bir sorun var.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Something's wrong with my camera.
Kameramda bir sorun var.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Strictly speaking you are wrong.
Açık konuşmak gerekirse sen hatalısın.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
There is nothing wrong with this.
Bunda yanlış bir şey yoktur.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Nicholas just walked through the wrong door.
Nicholas az önce yanlış kapıdan geçti.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
He took the wrong train by mistake.
Yanlışlıkla yanlış trene bindi.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!




© dictionarist.com