thrust - Türkisch

Aussprache
f. itmek, dürtmek, sokmak, saplamak, saldırmak, hücum etmek
i. itiş, itme, saplama, süngüleme, baskı, basınç, saldırı, hücum, itme kuvveti

Beispielsätze

We have just been thrust into the middle of extraordinary events. So we must approach this calmly and rationally. Those are not the enemy out there.
Olağan dışı olayların içine itildik. Bu yüzden daha sakin ve rasyonel bir şekilde yaklaşmalıyız. Bunlar dışardaki düşmanlar değil.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
-Pull the holding clamps Right, I just need to find the vertical thrust lock.
- Are you sure you can fly this thing?
-Raptiyeleri çek. Tamam. Sadece Dikey güvenlik kilidini bulmam gerekiyor.
-Bu şeyi uçurabileceğinden emin misin?
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
It is not good to thrust your way forward in order to reach the front.
Önlere erişmek için-kalabalığı yararak-yolunu açman doğru değil.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Don't thrust your knife into the cheese.
Peynirin içine bıçak saplamayın.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
He thrust me aside.
Beni bir kenara itti.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
He thrust the door open and marched in.
Kapıyı iterek açtı ve içeri yürüdü.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
He thrust the money into his pocket.
Parayı cebine soktu.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Thrust is how much push a rocket can give.
İtme bir roketin ne kadar itme verebileceğidir.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!

Synonyme

1. jab: stick, stab, pierce, puncture, penetrate, shove
2. drive: ram, shove, plunge, lunge, jab, dig, propulsion



© dictionarist.com