quickening - Türkisch

Aussprache
[quicken] f. çabuklaştırmak, hızlandırmak, hareketlendirmek, canlandırmak, hayata döndürmek, uyandırmak, neşelendirmek, hızlanmak, canlanmak, neşelenmek, hayat bulmak

Beispielsätze

I quickened my steps to catch up with her.
Ona yetişmek için adımlarımı hızlandırdım.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
-Tell me, what is love?
-Love is first widening my eyes......quickening my breathing, warming my skin and so on.
-Söyle bana, aşk nedir?
-Aşk önce gözlerimi açar...nefes alıp verişimi hızlandırır, tenimi ısıtır, ve böylece devam eder.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
His pace quickened.
Onun yürüyüşü hızlandı.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
My heart quickened.
Kalbim hızlandı.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
My interest quickened.
Benim ilgim canlandı.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!

Synonyme

the process of showing signs of life: organic process, biological process
the act of accelerating; increasing the speed: acceleration, hurrying, speedup, speeding, speed
the stage of pregnancy at which the mother first feels the movements of the fetus: degree, point, level, gestation, maternity, pregnancy, stage


dictionary extension
© dictionarist.com