deep - Türkisch

Aussprache
i. derinlik; koyuluk; karanlık
s. derin; koyu; dalgın; tok (ses); anlaşılmaz; şiddetli, ağır; pes; genişliğinde; keskin; aşırı; içten, yürekten; esrarlı; karışık; bilinçaltı

Beispielsätze

A bowl is a deep, round dish 
Kase, derin yuvarlak bir tabaktır.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
If you go into the deep water you may drown.
Derin suya girersen boğulabilirsin.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
The lake is about 25 meters deep.
Göl yaklaşık 25 metre derinliğindedir.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
The snow was several meters deep.
Kar birkaç metre derinlikte idi.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Nicholas has a deep affection for Mary.
Nicholas Mary'yi yürekten seviyor.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
He stretched and took a deep breath.
Gerindi ve derin bir nefes aldı.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Nicholas wondered how deep the river was.
Nicholas nehrin ne kadar derin olduğunu merak etti.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
My uncle has a deep interest in art.
Amcamın sanata derin bir ilgisi var.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Nicholas doesn't know how deep the pool is.
Nicholas havuzun ne kadar derin olduğunu bilmiyor.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
I don't know how deep the lake is.
Gölün ne kadar derin olduğunu bilmiyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!




© dictionarist.com