bump - Türkisch

Aussprache
f. çarpmak, bindirmek, toslamak, çarpışmak
i. çarpışma, çarpma, darbe, yumru, tümsek, sarsıntı, uçağın düzensiz devinimi
ünl. küt

Beispielsätze

He bumped his head against a post.
Başını bir sütuna çarptı.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
I bumped into Nicholas the other night.
Geçen gece tesadüfen Nicholas'la karşılaştım.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
He bumped his head against the ceiling.
Başını tavana çarptı.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
I bumped into an old friend on the bus.
Otobüste eski bir arkadaşa rastladım.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Nicholas bumped into Mary the other day at the supermarket.
Nicholas geçen gün süpermarkette Mary'ye rastladı.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
I bumped into Nicholas in the supermarket yesterday.
Dün süpermarkette Nicholas'la karşılaştım.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Nicholas bumped into Mary this morning on his way to school.
Nicholas bu sabah okula giderken Mary'ye rastladı.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
What a delight, Harold, to bump into you again. I knew we were going to be good friends.
Harold, seni yeniden görmek ne kadar güzel. İyi arkadaş olacağımızı biliyordum.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
Ooh, harsh tone, you just got bumped down to coconut mint.
Ooo, kaba bir ses tonu, az önce hindistan cevizli naneli olanına kaldın.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!
- Friendly?
- More than friendly.
- Would you say?
- I thought so.
- Why did you think so?
- She'd kind of lean on him. A couple of times she bumped him with her hip.
- Arkadaşça mı?
- Arkadaşçadan öte.
- Öyle mi dersin?
- Öyle düşündüm.
- Nedn öyle düşündün?
- Biraz yaslanıyordu ona. Birkaç kere kalçasıyla ona vurdu.
pronunciation pronunciation pronunciation Einen Fehler melden!

Synonyme

1. lump: swelling, protuberance, nub, knob, bulge, speed bump
2. jarring impact: collision, bounce, jounce, jolt, jar, knock
3. sound: thud, bang, clap, crack, crash, thump, slap
4. run into: jar, jolt, collide with, shove, punch, prod



dictionary extension
© dictionarist.com